6360 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ
06.12.2012 TARİHİNDEN ÖNCE, MEVZUATA AYKIRILIĞI DENENİYLE HAKLARINDA 3194
SAYILI İMAR KANUNUNUN 32 NCİ VE 42'NCi MADDELERİNE GÖRE İŞLEM TESİS EDİLMİŞ
OLAN YAPILAR, 6360 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNİN 14 ÜNCÜ FIKRASI
HÜKMÜNE GÖRE RUHSATLANDIRILMIŞ SAYILIR MI?
Konuyla ilgili olarak Çevre
ve Şehircilik Bakanlığının 23.12.2013 tarihli ve 11968226-310.99/12109 sayılı
yazısında;
İlgi a) Bakanlığımızın
(Yapı işleri Genel Müdürlüğü) 26/12/2013 tarihli ve 16219095/63 sayılı ve
2013/5 nolu Genelgesi
b) İzmir Valiliğinin (Çevre
ve Şehircilik il Müdürlüğü) 22/08/2013 tarihli ve 56429342-140-1/22070 yazısı
ve ekleri
"... 6360 sayılı
Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 14'üncü fıkrasında; "Bu Kanunla mahalleye
dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle 25/4/2006 tarihli ve
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi
Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu
fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve
hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını
karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım
teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen
kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar
ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre
ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve
sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler
ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu
hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel
kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri
geçerlidir." denilmektedir.
Öncelikle, 6360 sayılı
Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 14'üncü fıkrasında yer alan "mahalleye
dönüşen köy" ibaresinin sadece köy yerleşik alanını değil köy tüzel
kişiliği sınırları içerisinde kalan her türlü alanları kapsadığı
Anılan Kanun maddesinde
yer alan "Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan" ifadesi
uyarınca Kanun kapsamında kalan işletmelerin bulunduğu binalar ve herhangi bir
işletme olmadan yalnızca konut binalarının anılan madde hükmü kapsamında
kaldığı, işletmelerin bulunduğu binaların ruhsatlandırılmış sayılmaları
akabinde işletme ruhsatı almış sayılacağı, "yerleşim yeri halkı tarafından
kurulan" ifadesine istinaden başvuru sahiplerinin Kanun kapsamında
mahalleye dönüşen köy nüfusuna kayıtlı olup olmama durumunun tespitine gerek
olmadığı, değerlendirilmektedir.
Madde hükmünden
yararlanacak yapıların bu Kanunun yayımlandığı tarihi itibarıyla bitirilmiş
olduğunun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres
Bilgi Sistemine kayıtlı olması ya da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından
uydu fotoğraflarıyla tespit edilmiş olması şarttır. Bu kapsamda, iki bağımsız
bölümden oluşan iki katlı yapıda bir katın ulusal adres bilgi sistemine dâhil
olmadığı durumlarda, 06/12/2012 tarihine kadar bitirilmiş olduğunun uydu fotoğraflarıyla
tespiti yapılamıyorsa bu yapının madde hükmünden yararlanamayacağı, söz konusu
tespitlerin form doldurulmadan önce şahıs beyanıyla gerçekleştirileceği,
Kanunda yer verilen
işletmelerin bulunduğu binalar ile konut binalarının 06/12/2012 tarihi
itibarıyla bitirilmiş olanların, Bakanlığımızca veya belediye ya da
üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine
uygun yapıldığı tespit edilmişse işletme ruhsatı ve/veya yapı ruhsatı almış
sayılacağı, ancak ikincil konut, konut yapı kooperatifi gibi yapılar, imar
planı kararı ile ruhsat alınarak inşa
edilmesi gereken yapılardan ise madde hükmünden yararlanamayacağı,
değerlendirilmektedir.
Anılan Kanun maddesinde
"...Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine ait
olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir." denilmektedir. Özel
Kanun hükümlerine tabi alanlar; 3194 sayılı imar Kanununun 4 üncü maddesi ile
istisna kabul edilen, anılan Kanun hükümleri dışında kendi özel kanunlarıyla
belirlenen veya belirlenecek olan alanlarda, yine kendi özel kanunları
kapsamında, plan onama yetkisine sahip idarelerce, yerleşme ve yapılaşma
koşullarının, arazi kullanım kararlarının belirlendiği, özel çevre koruma
alanları, kıyı mevzuatına tabi yerler, doğal, arkeolojik, kentsel ve tarihi sit
alanlar gibi alanlardır.
6360 sayılı Kanunun Geçici
1'inci maddesinin 14'üncü fıkrası hükmüne tabi yapıların, özel Kanunla belirlenen
alanlarda kalması, dolayısıyla yukarıda ifade edildiği gibi özel Kanunlara tabi
olması durumunda, öncelikle tabi olduğu özel Kanun hükümlerinin uygulanması,
anılan fıkra hükmünün ise özel Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması
gerekmektedir.
6360 sayılı Kanun kapsamında ruhsatlandırılmış
sayılacak yapılar için ilgi (a) Genelge
ekinde yer alan "tespit ve değerlendirme formunun" eksiksiz bir biçimde
düzenlenmesi, form düzenlenirken söz konusu yapının; ne amaçla kullanıldığı
afete maruz bölgede olması nedeniyle "yapı yasaklı alan" kapsamında
kalıp kalmadığı, kadastral bir yola cepheli, komşu parsele, yola, kamu malına
tecavüzlü olup olmadığı yönünden incelenmesi, ayrıca yapının varsa projelerine
ve proje eklerine, projelendirme gereklerine, taşıyıcı sisteminin statik
hesaplarına uygun olup olmadığı; inşa edildiği parselin can ve mal güvenliği
açısından risk taşıyıp taşımadığı; sağlık koşullarına uygun tesisat ve
fosseptik sistemlerinin bulunup bulunmadığı vb. gibi unsurların da incelenmesi
gerekli olup, bu hususların gözlemsel olarak yapılamadığı durumlarda tespitin test,
deney ve ölçümlerle yapılabilmesi mümkündür. Atık su bertaraf şekli fosseptik
veya kanalizasyon biçiminde olmayan ve direkt çevreye, akarsuya yönlendirilen
yapıların madde hükmüne göre ruhsatlandırılmış sayılmasının mümkün olmadığı
değerlendirilmektedir.
Ayrıca, yapının fen ve
sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı,
binanın afete maruz bölgede ya da dere yataklarında olup olmadığı hususlarında
tespitlerin gözlemsel olarak yapılması mümkün değilse idaresince gerekli
görüldüğü durumlarda ilgilisinden zemin etüdü, karot vb. istenmesi veya ilgili
kurumun görüşünün alınmasının mümkün olduğu, ancak bahse konu yapılar için
önceden hazırlanmış projeler bulunmuyorsa ayrıca proje istenmesine gerek
bulunmadığı değerlendirilmektedir.
Anılan Kanun maddesinin
14'üncü fıkrasında "fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine
uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılırlar." denilmekte
olup, madde kapsamında kalan yapıların fen ve sanat kurallarına uygunluğunun
yanı sıra ilgili mevzuat yani 3194 sayılı imar Kanunu ve ilgili Yönetmelik
hükümlerine uygunluğunun incelenmesi gerektiği; bu Kanunun yürürlüğe girdiği
tarihten önce, mevzuata aykırılığı nedeniyle haklarında 3194 sayili imar
Kanununun 32'nci ve 42'nci maddelerine göre işlem tesis edilmiş olan yapıların,
madde hükmüne göre ruhsatlandırılmış sayılmasının mümkün olmadığı ,
Bu kapsamda, anılan Kanun
maddesi hükümlerince ruhsatlandırılmış sayılacak yapılarda; Plansız Alanlar
imar Yönetmeliğinin 52'nci maddesi hükmü uyarınca 2 kat ve 6.50 m. şartının
aranacağı, değerlendirilmektedir.
Ancak, yapılan incelemeye
göre, mevzuatın diğer hükümlerine uygun olmakla birlikte, yalnızca, valilikçe
projeleri incelenmeden veya muhtarlığından izin alınmadan yapıldığı
gerekçesiyle İmar Kanununun 32'nci ve 42'nci maddelerine göre işlem
gerçekleştirilen Kanun kapsamındaki yapıların ise, 6360 sayılı Kanunun anılan
maddesi uyarınca ruhsatlandırılmış sayılmalarının mümkün olduğu düşünülmektedir.
Öte yandan, söz konusu yapının Kanun kapsamında
ruhsatlandırılmış sayılması için ilgi (a) Genelge eki formun idarece düzenlenmesi
yeterli olup, bu yapılar için başka herhangi bir yapı ruhsat formunun, yapı
kullanma izin belgesinin ya da işletme ruhsatı almış sayılacak yapılar için
işletme ruhsatının düzenlenmesi gereği bulunmamaktadır.
İlaveten, bina tespit ve
değerlendirme raporunun ilgili bölümlerinden herhangi birinde olumsuz görüş olması
durumunda, bu olumsuzluk giderilmedikçe yapının 6360 sayılı Kanun kapsamında
ruhsatlandırılmış sayılması mümkün değildir. Bina tespit ve değerlendirme
raporunu düzenleyenlerin yapının fenni mes'uliyetini üstlenmesi söz konusu
olmamakla birlikte, yapının can ve mal güvenliği açısından risk taşımadığı, fen
ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı ve diğer
hususlarda raporun onaylanması durumunda sorumluluğun, raporu düzenleyen idare
bünyesinde ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilen birim veya kişilerde
olduğu hususunu hatırlatmakta fayda görülmektedir."
Şeklinde açıklama yapılmıştır.
Çevre ve Şehircilik
Bakanlığının (Yapı işleri Genel Müdürlüğü) 26/12/2013 tarihli ve 16219095/63 ve
2013/5 nolu Genelgesi:
"Bilindiği üzere,
6360 sayılı "13 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 26 İlçe Kurulması ile Bazı
Kanununun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' 06.12.2012
tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
"Kanunun 1. Maddesi
gereğince, önceden Büyükşehir Belediyesi olan iller ile yeni kurulan Büyükşehir
Belediyelerinin sınırları il mülki sınırı olarak belirlenmiştir.
Büyükşehir Belediyesi olan
illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde
belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak, köyler mahalle, belediyeler ise
belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine
katılmışlardır Söz konusu Geçici 1 inci maddesinin 14 üncü fıkrasında
belirtilen;
"Bu Kanunla mahalleye
dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25/4/2006 tarihli ve
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi
Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu
fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve
hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların
ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta,
pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve
işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin
bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar
bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da
üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine
uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar
elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın
öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel
kanun hükümleri geçerlidir." hükmü gereği Kanunun yayınlandığı tarihe
kadar inşaatı bitirilmiş olan yapıların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya
Belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kurallarına uygun
yapıldığını tespit edilenlerin ruhsatlandırılması gerekmektedir.
6360 sayılı Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Geçici 1. Madde kapsamında yapılan
ruhsatlandırma çalışmalarında Valiliklerce farklı uygulamalar yapıldığı
görülmüş olup, ruhsatlandırma işlemlerinde birlikteliğin sağlanabilmesi için,
bundan böyle uygulamanın ekte gönderilen "Tespit ve Değerlendirme Raporu''
örneğine göre yürütülmesi hususunda gereğini rica ederim.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder