15 Şubat 2016 Pazartesi

3194 SAYILI İMAR KANUNUNUN 32 NCI VE 42 NCi MADDELERİNE GÖRE YIKIM KARARI VERİLEN BİNALARIN YIKIMININ EŞYA VE NÜFUSTAN TAHLİYE EDİLMESİNDE KAYMAKAMLIKLAR YETKİLİ MİDİR?

3194 SAYILI İMAR KANUNUNUN 32 NCI VE 42 NCi MADDELERİNE GÖRE YIKIM KARARI VERİLEN BİNALARIN YIKIMININ EŞYA VE NÜFUSTAN TAHLİYE EDİLMESİNDE KAYMAKAMLIKLAR YETKİLİ MİDİR?
            Bu hususla ilgili olarak; İçişleri Bakanlığı Mahalli idareler Genel Müdürlüğünün 17/08/2012 tarihli ve B.05.0.MAH.0.01.01.00/22136 sayılı görüş yazısı ;
            "İlgi yazınızda; 3194 sayıl imar Kanununun 32 nci ve 42 nci maddelerine göre yıkım kararı verilen binaların yıkımının eşya ve nüfustan tahliye edilmesi için tebligatlar yapılmasına rağmen, işgalli yerlerde bulunan şahısların söz konusu yerleri kendiliklerinden tahliye etmemeleri ve yıkım ekiplerine direnmeleri nedeniyle, yıkımının gerçekleştirilemediğinden bahisle, işgalli dairelerin kapısının açılarak nüfustan ve eşyadan tahliyesininin sağlanması ve yıkıma hazır hale getirilmesi hususunda kaymakamlıkların yetkili olup olmadığına dair görüş istenilmektedir.
            3194 sayılı imar Kanununun 32 nci maddesinde "Bu Kanun hükümlerine göre ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılar hariç; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayilir. Bu tebligatın bir nüshası da muhtara bırakılır. Bu tarihten itibaren en çok bir ay içinde yapı sahibi, yapısını ruhsata uygun hale getirerek veya ruhsat alarak, belediyeden veya valilikten mührün kaldırılmasını ister. Ruhsata aykırılık olan yapıda, bu aykırılığın giderilmiş olduğu veya ruhsat alındığı ve yapının bu ruhsata uygunluğu, inceleme sonunda anlaşılırsa, mühür, belediye veya valilikçe kaldırılır ve inşaatın devamına izin verilir. Aksi takdirde, ruhsat iptal edilir, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapılan bina, belediye encümeni veya il idare kurulu kararını müteakip, belediye veya valilikçe yıktırılır ve masraf yapı sahibinden tahsil edilir." hükmü,
            3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Ek 1 nci maddesinde "Tecavüz ve müdahalenin önlenmesi hakkındaki kararın uygulanmasında, kilitli ve kapalı taşınmaz malların açılması zorunludur. Gerekirse bu yerler zorla açtırılır; kilit ve her türlü tertip kırılabilir. Üzerindeki tecavüz ve müdahale men edilen taşınmaz mal içindeki mütecavize ait eşyanın boşaltılmasında durumun gerektirdiği tedbirler alınır. hükmü,
             Ek 2 nci maddesinde "Üzerindeki tecavüz veya müdahale men edilen taşınmaz mal içinde bulunan mütecavize ait eşya çıkarılarak mütecavize, vekiline veya bunlar hazır değilse mütecavizin aile efradından veya işçilerinden reşit bir kişiye teslim edilir. Bunlardan hiç birinin bulunmaması halinde, anılan eşya yed'i emin olarak zilyedin uhdesinde muhafaza altına alınır ve infaz memurunca mütecavize hemen tebligat yapılarak; eşyanın bulunduğu mahalde ise beş ve değilse otuz gün içinde eşyayı teslim alması, aksi halde eşyanın açık artırma yolu ile satılacağı bildirilir. Veriler süre içinde teslim alınmayan eşya; kaymakamın, vali veya yetkili vali emriyle görevlendirilen en az bir memur veya gerekirse bilirkişiler yapılacak bedel takdiri ve ilanı takiben açık artırma yolu ile satılarak muhafaza ve satışla ilgili bütün giderler karşılanır. Artan para, mütecaviz hesabına Ziraat Bankasına yatırılır ve durum kendisine tebliğ edilir. Bozulması ihtimali bulunan eşya, tebligat aranmaksızın, miktar tespiti ve bedel takdiri yapıldıktan sonra satılır" hükmü,
5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 11 inci maddesinde
            "A) Vali, il sınırları içinde bulunan genel ve özel bütün kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir. Suç işlenmesini önlemek kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alır. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder, bu teşkilat amir ve memurları vali tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle yükümlüdür..." hükmü,
32 nci maddesinde
            "A) Kaymakam, ilçe sınırları içinde bulunan genel ve özel kolluk kuvvet ve teşkilatının amiridir; B) Suç işlenmesini önlemek, kamu düzen ve güvenini korumak için gereken tedbirleri alir. Bu maksatla Devletin genel ve özel kolluk kuvvetlerini istihdam eder. Kanun, tüzük, yönetmelik ve Hükumet kararları hükümlerinin yürütülmesi için emirler verir. Bu teşkilat amir ve memurları kaymakam tarafından verilen emirleri derhal yerine getirmekle ödevlidir." hükmü,
            31.07.1985 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama şekli ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 5 inci maddesinde "3091 sayılı Kanuna göre özel kanun durumunda olan 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet ihale Kanunu, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı imar Kanunu, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu, 4/6/1985 tarihli ve 3213 sayılı Maden Kanunu ile diğer özel kanunlar kapsamına giren taşınmazlara tecavüz veya müdahalelerin olması halinde, ilgililerin başvurması ya da vali veya kaymakamın tecavüz veya müdahaleyi öğrenmeleri halinde 3091 sayılı Kanuna göre soruşturma yaptırarak tecavüz veya müdahale önlenmekle birlikte, ayrıca ilgili kanunlarına göre de gereği yapılmak üzere ait olduğu kamu kuruluşlarına bildirir." hükmü yer almaktadır.

            Mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde; 5442 sayılı il idaresi Kanunu kapsamında suç işlenmesini önlemek, kamu düzeni ve güvenini korumak amacıyla gerekli tedbirleri almak vali ve kaymakamların görev ve yetkisinde bulunduğu, belediyenin talebi üzerine yıkım yapılacak yerlerin yıkıma hazırlanması için 3091 sayılı Kanun veya diğer mevzuata göre mülki amirlerce bu yerlerin nüfustan tahliye edilmesi görevinin bulunmadığı, ancak kamu düzeni ve güvenini korumak için yıkım sırasında kolluk kuvvetlerinin görevlendirilebileceği ve tahliye işleminin bu şekilde yapılabileceği değerlendirilmektedir." şeklindedir.

6360 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ 06.12.2012 TARİHİNDEN ÖNCE, MEVZUATA AYKIRILIĞI DENENİYLE HAKLARINDA 3194 SAYILI İMAR KANUNUNUN 32 NCİ VE 42'NCi MADDELERİNE GÖRE İŞLEM TESİS EDİLMİŞ OLAN YAPILAR, 6360 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNİN 14 ÜNCÜ FIKRASI HÜKMÜNE GÖRE RUHSATLANDIRILMIŞ SAYILIR MI?

6360 SAYILI KANUNUN YÜRÜRLÜĞE GİRDİĞİ 06.12.2012 TARİHİNDEN ÖNCE, MEVZUATA AYKIRILIĞI DENENİYLE HAKLARINDA 3194 SAYILI İMAR KANUNUNUN 32 NCİ VE 42'NCi MADDELERİNE GÖRE İŞLEM TESİS EDİLMİŞ OLAN YAPILAR, 6360 SAYILI KANUNUN GEÇİCİ 1 İNCİ MADDESİNİN 14 ÜNCÜ FIKRASI HÜKMÜNE GÖRE RUHSATLANDIRILMIŞ SAYILIR MI?
         Konuyla ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 23.12.2013 tarihli ve 11968226-310.99/12109 sayılı yazısında;
         İlgi a) Bakanlığımızın (Yapı işleri Genel Müdürlüğü) 26/12/2013 tarihli ve 16219095/63 sayılı ve 2013/5 nolu Genelgesi
         b) İzmir Valiliğinin (Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü) 22/08/2013 tarihli ve 56429342-140-1/22070 yazısı ve ekleri

         "... 6360 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 14'üncü fıkrasında; "Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibariyle 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir." denilmektedir.
         Öncelikle, 6360 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 14'üncü fıkrasında yer alan "mahalleye dönüşen köy" ibaresinin sadece köy yerleşik alanını değil köy tüzel kişiliği sınırları içerisinde kalan her türlü alanları kapsadığı
         Anılan Kanun maddesinde yer alan "Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan" ifadesi uyarınca Kanun kapsamında kalan işletmelerin bulunduğu binalar ve herhangi bir işletme olmadan yalnızca konut binalarının anılan madde hükmü kapsamında kaldığı, işletmelerin bulunduğu binaların ruhsatlandırılmış sayılmaları akabinde işletme ruhsatı almış sayılacağı, "yerleşim yeri halkı tarafından kurulan" ifadesine istinaden başvuru sahiplerinin Kanun kapsamında mahalleye dönüşen köy nüfusuna kayıtlı olup olmama durumunun tespitine gerek olmadığı, değerlendirilmektedir.
         Madde hükmünden yararlanacak yapıların bu Kanunun yayımlandığı tarihi itibarıyla bitirilmiş olduğunun, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı olması ya da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilmiş olması şarttır. Bu kapsamda, iki bağımsız bölümden oluşan iki katlı yapıda bir katın ulusal adres bilgi sistemine dâhil olmadığı durumlarda, 06/12/2012 tarihine kadar bitirilmiş olduğunun uydu fotoğraflarıyla tespiti yapılamıyorsa bu yapının madde hükmünden yararlanamayacağı, söz konusu tespitlerin form doldurulmadan önce şahıs beyanıyla gerçekleştirileceği,
         Kanunda yer verilen işletmelerin bulunduğu binalar ile konut binalarının 06/12/2012 tarihi itibarıyla bitirilmiş olanların, Bakanlığımızca veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilmişse işletme ruhsatı ve/veya yapı ruhsatı almış sayılacağı, ancak ikincil konut, konut yapı kooperatifi gibi yapılar, imar planı  kararı ile ruhsat alınarak inşa edilmesi gereken yapılardan ise madde hükmünden yararlanamayacağı, değerlendirilmektedir.
         Anılan Kanun maddesinde "...Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine ait olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir." denilmektedir. Özel Kanun hükümlerine tabi alanlar; 3194 sayılı imar Kanununun 4 üncü maddesi ile istisna kabul edilen, anılan Kanun hükümleri dışında kendi özel kanunlarıyla belirlenen veya belirlenecek olan alanlarda, yine kendi özel kanunları kapsamında, plan onama yetkisine sahip idarelerce, yerleşme ve yapılaşma koşullarının, arazi kullanım kararlarının belirlendiği, özel çevre koruma alanları, kıyı mevzuatına tabi yerler, doğal, arkeolojik, kentsel ve tarihi sit alanlar gibi alanlardır.
         6360 sayılı Kanunun Geçici 1'inci maddesinin 14'üncü fıkrası hükmüne tabi yapıların, özel Kanunla belirlenen alanlarda kalması, dolayısıyla yukarıda ifade edildiği gibi özel Kanunlara tabi olması durumunda, öncelikle tabi olduğu özel Kanun hükümlerinin uygulanması, anılan fıkra hükmünün ise özel Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
          6360 sayılı Kanun kapsamında ruhsatlandırılmış sayılacak yapılar için ilgi (a)  Genelge ekinde yer alan "tespit ve değerlendirme formunun" eksiksiz bir biçimde düzenlenmesi, form düzenlenirken söz konusu yapının; ne amaçla kullanıldığı afete maruz bölgede olması nedeniyle "yapı yasaklı alan" kapsamında kalıp kalmadığı, kadastral bir yola cepheli, komşu parsele, yola, kamu malına tecavüzlü olup olmadığı yönünden incelenmesi, ayrıca yapının varsa projelerine ve proje eklerine, projelendirme gereklerine, taşıyıcı sisteminin statik hesaplarına uygun olup olmadığı; inşa edildiği parselin can ve mal güvenliği açısından risk taşıyıp taşımadığı; sağlık koşullarına uygun tesisat ve fosseptik sistemlerinin bulunup bulunmadığı vb. gibi unsurların da incelenmesi gerekli olup, bu hususların gözlemsel olarak yapılamadığı durumlarda tespitin test, deney ve ölçümlerle yapılabilmesi mümkündür. Atık su bertaraf şekli fosseptik veya kanalizasyon biçiminde olmayan ve direkt çevreye, akarsuya yönlendirilen yapıların madde hükmüne göre ruhsatlandırılmış sayılmasının mümkün olmadığı değerlendirilmektedir.
         Ayrıca, yapının fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığı, binanın afete maruz bölgede ya da dere yataklarında olup olmadığı hususlarında tespitlerin gözlemsel olarak yapılması mümkün değilse idaresince gerekli görüldüğü durumlarda ilgilisinden zemin etüdü, karot vb. istenmesi veya ilgili kurumun görüşünün alınmasının mümkün olduğu, ancak bahse konu yapılar için önceden hazırlanmış projeler bulunmuyorsa ayrıca proje istenmesine gerek bulunmadığı değerlendirilmektedir.
         Anılan Kanun maddesinin 14'üncü fıkrasında "fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılırlar." denilmekte olup, madde kapsamında kalan yapıların fen ve sanat kurallarına uygunluğunun yanı sıra ilgili mevzuat yani 3194 sayılı imar Kanunu ve ilgili Yönetmelik hükümlerine uygunluğunun incelenmesi gerektiği; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, mevzuata aykırılığı nedeniyle haklarında 3194 sayili imar Kanununun 32'nci ve 42'nci maddelerine göre işlem tesis edilmiş olan yapıların, madde hükmüne göre ruhsatlandırılmış sayılmasının mümkün olmadığı ,
         Bu kapsamda, anılan Kanun maddesi hükümlerince ruhsatlandırılmış sayılacak yapılarda; Plansız Alanlar imar Yönetmeliğinin 52'nci maddesi hükmü uyarınca 2 kat ve 6.50 m. şartının aranacağı, değerlendirilmektedir.
         Ancak, yapılan incelemeye göre, mevzuatın diğer hükümlerine uygun olmakla birlikte, yalnızca, valilikçe projeleri incelenmeden veya muhtarlığından izin alınmadan yapıldığı gerekçesiyle İmar Kanununun 32'nci ve 42'nci maddelerine göre işlem gerçekleştirilen Kanun kapsamındaki yapıların ise, 6360 sayılı Kanunun anılan maddesi uyarınca ruhsatlandırılmış sayılmalarının mümkün olduğu düşünülmektedir.
          Öte yandan, söz konusu yapının Kanun kapsamında ruhsatlandırılmış sayılması için ilgi (a) Genelge eki formun idarece düzenlenmesi yeterli olup, bu yapılar için başka herhangi bir yapı ruhsat formunun, yapı kullanma izin belgesinin ya da işletme ruhsatı almış sayılacak yapılar için işletme ruhsatının düzenlenmesi gereği bulunmamaktadır.
         İlaveten, bina tespit ve değerlendirme raporunun ilgili bölümlerinden herhangi birinde olumsuz görüş olması durumunda, bu olumsuzluk giderilmedikçe yapının 6360 sayılı Kanun kapsamında ruhsatlandırılmış sayılması mümkün değildir. Bina tespit ve değerlendirme raporunu düzenleyenlerin yapının fenni mes'uliyetini üstlenmesi söz konusu olmamakla birlikte, yapının can ve mal güvenliği açısından risk taşımadığı, fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı ve diğer hususlarda raporun onaylanması durumunda sorumluluğun, raporu düzenleyen idare bünyesinde ilgili mevzuat kapsamında yetkilendirilen birim veya kişilerde olduğu hususunu hatırlatmakta fayda görülmektedir."
 Şeklinde açıklama yapılmıştır.
         Çevre ve Şehircilik Bakanlığının (Yapı işleri Genel Müdürlüğü) 26/12/2013 tarihli ve 16219095/63 ve 2013/5 nolu Genelgesi:
         "Bilindiği üzere, 6360 sayılı "13 İlde Büyükşehir Belediyesi ve 26 İlçe Kurulması ile Bazı Kanununun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'' 06.12.2012 tarih ve 28489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
         "Kanunun 1. Maddesi gereğince, önceden Büyükşehir Belediyesi olan iller ile yeni kurulan Büyükşehir Belediyelerinin sınırları il mülki sınırı olarak belirlenmiştir.
         Büyükşehir Belediyesi olan illere bağlı ilçelerin mülki sınırları içerisinde yer alan köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak, köyler mahalle, belediyeler ise belde ismiyle tek mahalle olarak bağlı bulundukları ilçenin belediyesine katılmışlardır Söz konusu Geçici 1 inci maddesinin 14 üncü fıkrasında belirtilen;
         "Bu Kanunla mahalleye dönüşen köylerde, bu Kanunun yayımlandığı tarih itibarıyla 25/4/2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa göre oluşturulan Ulusal Adres Bilgi Sistemine kayıtlı veya Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından uydu fotoğraflarıyla tespit edilen, entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapılardaki işletmeler ile bu yerlerde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, fırın, kahve, lokanta, pansiyon, tanıtım ve teşhir büfeleri, yerleşim yeri halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatifler işletme ruhsatı almış sayılır. Bu işletmelerin bulunduğu binalar ile konutlardan, bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar bitirilmiş olanlar, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kuralları ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun yapıldığı tespit edilenler ruhsatlandırılmış sayılır. Ayrıca bu yapılar elektrik, su ve bunun gibi kamu hizmetlerinden yararlandırılır. Ancak; bu fıkranın öngördüğü uygulamaların özel kanun hükümlerine aykırı olması durumunda, özel kanun hükümleri geçerlidir." hükmü gereği Kanunun yayınlandığı tarihe kadar inşaatı bitirilmiş olan yapıların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı veya Belediye ya da üniversiteler tarafından fen ve sanat kurallarına uygun yapıldığını tespit edilenlerin ruhsatlandırılması gerekmektedir.

         6360 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Geçici 1. Madde kapsamında yapılan ruhsatlandırma çalışmalarında Valiliklerce farklı uygulamalar yapıldığı görülmüş olup, ruhsatlandırma işlemlerinde birlikteliğin sağlanabilmesi için, bundan böyle uygulamanın ekte gönderilen "Tespit ve Değerlendirme Raporu'' örneğine göre yürütülmesi hususunda gereğini rica ederim.